İletişime Geç
İletişime Geç +90 (212) 217 33 00

Güveni Kötüye Kullanma Suçu (Tck M. 155)

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Nedir?

Güveni kötüye kullanma suçu, başkasına ait olup da muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunmak veya bu devir olgusunu inkar etmektir. Kanunda belirtilen bu durum gerçekleştiğinde güveni kötüye kullanma suçu vücut bulmuş olacaktır. 

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Kanunda Nasıl Düzenlenmiştir?

Güveni kötüye kullanma suçu Türk Ceza Kanunu’nun Malvarlığına Karşı Suçlar bölümünde madde 155’te düzenlenmiştir. Bu suçun düzenlenmesiyle korunmak istenen değer kişinin mülkiyet hakkı ve toplumdaki güven duygusudur.

TCK m. 155’in 1. fıkrasında suçun temel (basit) şekli düzenlenmiş olup ikinci fıkrasında cezanın artırılmasına sebebiyet verecek nitelikli haline yer verilmiştir.

Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları(Şartları) Nelerdir?

Sebep olunan hukuka aykırılığın güveni kötüye kullanma suçu olarak nitelendirilebilmesi için TCK m. 155’te yer alan unsurların meydana gelmesi gerekmektedir. Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için gerekli şartlar(unsurlar) şu şekildedir:

  • Ortada sözleşmesel bir ilişki olmalıdır: Fail ile mağdur arasındaki sözleşme türünün herhangi bir önemi bulunmamakla birlikte arada sözleşmesel bir ilişkinin olması zorunludur. Aradaki sözleşmenin yazılı veya sözlü şekilde yapılmış olması yeterlidir.
  • Suça konu malın zilyetliği mal sahibinin rızası dahilinde devredilmelidir: Suça konu malın mağdurun rızası dahilinde faile teslim edilmiş olması gerekmektedir. Malın sahibinin rızası dışında elinden çıkması veya zorla gasp edilmesi durumunda güveni kötüye kullanma suçu oluşmamaktadır.
  • Mal bir başkasına muhafaza etmesi veya belirli bir şekilde kullanması için devredilmelidir: Mal sahibi malın zilyetliğini devrederek, devralan kişiye o mal üzerinde bazı işlemlerde bulunma, malı kullanma, saklama gibi yetkileri verebilir. Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için de malın zilyetliğinin muhafaza edilmesi veya belirli bir şekilde kullanılması için devredilmesi gerekmektedir.
  • Fail, malın kendisine devredildiği olgusunu inkar etmeli veya malı devir amacının dışında iş veya işlemlere dahil etmelidir: Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için failin aradaki sözleşmesel ilişkiyi yani devir olgusunu inkar etmesi veya kendisine devredilen yetkileri aşacak şekilde davranması gerekmektedir. Örneğin kişi kendisine kullanılmak üzere bırakılan bir malı mal sahibinin rızası dışında sattığında güveni kötüye kullanma suçunu işlemiş olacaktır.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Hangi Hareketler İle Meydana Gelebilir?

Güveni kötüye kullanma suçunun meydana gelebilmesi için kanunda tanımlanmış olan hareketlerin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu nedenle güveni kötüye kullanma suçunun oluşmasına sebebiyet verecek durumları şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Zilyetliği devralınan eşya üzerinde zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunmak. (TCK m. 155/1)
  • Eşyanın zilyetliğinin devralındığı olgusunu inkar etmek. (TCK m. 155/1)
  • Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak. (TCK m. 155/2)
  • Ticaret ilişkisi dolayısıyla güveni kötüye kullanmak. (TCK m. 155/2)
  • Meslek ve sanat dolayısıyla güveni kötüye kullanmak. (TCK m. 155/2)
  • Yönetmek maksatlı olarak devralınan mallar üzerinde güveni kötüye kullanmak. (TCK m. 155/2)

Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Temel (Basit) Halinin Cezası Nedir?

Güveni kötüye kullanma suçunun cezası hapis cezası ve adli para cezası olarak belirlenmiştir. Güveni kötüye kullanma suçunun basit halinin cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır.

Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Cezanın Artırılmasını Gerektiren Nitelikli Haller Nelerdir?

TCK m. 155/2 düzenlenmesinde güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli halleri sayılmıştır. Bu hallerde suçun temel haline göre daha ağır bir ceza verilmekte olup bu haller şu şekildedir:

  • Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun meydana gelebilmesi için taraflar arasında bir hizmet ilişkisinin varlığı gerekmektedir. Bu hizmet ilişkisi iş akdi, vekalet vb. gibi durumlardan kaynaklanabilir. Bu nitelikli halde güveni kötüye kullanma suçuna konu edilen mal hizmet ilişkisi dolayısıyla alınan maldır. Ayrıca bu nitelikli halin meydana gelebilmesi için hizmet ilişkisi süreklilik arz etmelidir. Aksi takdirde suçun temel hali işlenmiş olunacaktır.
  • Ticaret Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma: Bir ticari ilişki dolayısıyla TCK m. 155’te yer alan suçun işlenmesi halinde suçun temel haline göre daha ağır bir cezaya hükmolunacaktır. Örneğin bir kargo şirketi kendisine teslim edilen bir malı varacağı yere götürmez ve farklı bir işte kullanırsa TCK 155/2 kapsamında ticaret nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlemiş olacaktır.
  • Meslek veya Sanat Dolayısıyla Güveni Kötüye Kullanma: Bazı mesleklerde güven ilişkisi oldukça önemli olduğundan bu durum da cezayı ağırlaştırıcı nitelikli hal olarak öngörülmüştür. Örneğin mesleği dolayısıyla terziye bırakılan bir kıyafet için terzi emin sıfatıyla zilyet konumundadır ve bu kıyafetin konu olacağı şekilde güveni kötüye kullanma suçunun işlenmesi halinde suçun temel haline göre daha ağır bir cezaya hükmolunacaktır.
  • İdare Amacıyla Devredilen Mallar Üzerinde İşlenen Görevi Kötüye Kullanma: Bir kişiye kendisine ait olmayan bir eşyanın zilyetliği, sahibinin rızasıyla yahut mahkeme kararı ile idare etmesi için verilmiş olması durumunda bu kişi kendisine veriliş amacını aşar şekilde tasarrufta bulunursa güveni kötüye kullanma suçunun TCK 155/2 düzenlemesinde yer alan ağır şeklini işlemiş olur. Örneğin, mahkeme kararı ile vasi tayin edilen kişi bu vesayet görevi çerçevesinde idaresinde bulunan malları farklı şekilde kullanırsa TCK m. 155/2’de yer alan bu nitelikli hal gerçekleşmiş olur.

Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Nitelikli Halinin Cezası Nedir?

Güveni kötüye kullanma suçunun daha ağır ceza gerektiren nitelikli hali meydana geldiğinde suçun temel şeklinin meydana gelmesi halinde verilen cezadan daha ağır bir ceza verilmektedir. Güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli halinin cezası 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3000 güne kadar adli para cezasıdır.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu İçin Verilen Ceza Adli Para Cezasına Çevrilebilir Mi?

Güveni kötüye kullanma suçunun temel ve nitelikli halinin cezası kanunda belirtilirken “hapis ve adli para cezası” ibaresi kullanılmıştır. Bu nedenle suçun temel veya nitelikli halinin işlenmiş olduğu fark etmeksizin, suç meydana geldiğinde hem hapis cezası hem de adli para cezasına hükmolunacaktır. Bu nedenle fail hakkında verilecek olan hapis cezasının, adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Bakımından Hukuka Uygunluk Nedenleri Nelerdir?

Hukuka uygunluk nedeninin varlığı halinde kanundaki suç tipine uygun fiil hukuka uygun hale gelmektedir. Güveni kötüye kullanma suçunda da eylemi hukuka uygun kılan iki hal bulunmaktadır. Bu haller şu şekildedir:

  • Hakkın Kullanılması: Bir eşya için kanunen hapis hakkı bulunan kişi, alacağının vadesi geçtiği durumda o kişiye ait elinde bulundurduğu malı kişiye teslim etmeyebilir. Bu durumda güveni kötüye kullanma suçu meydana gelmiş gibi görünse de kanunun tanıdığı hapis hakkının kullanılması bu fiili hukuka uygun hale getirmektedir.
  • İlgilinin Rızası: Bir kişi eşyasının zilyetliğini başka bir kişiye devrettikten o kişiyle ilgili kullanım amacını veya şeklini değiştirebilir. Bu durumda zilyetliği devralan kişi yeni belirlenen amaca göre tasarrufta bulunabilecektir. İlgilinin rızası doğrultusunda davranılması bu durumda güveni kötüye kullanma suçu bakımından hukuka uygunluk nedeni olmaktadır.

Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Cezasızlık ve Cezada İndirim Halleri Nelerdir?

TCK m.167’de güveni kötüye kullanma suçu için cezasızlık nedeni olacak veya cezada indirime gidilecek haller belirtilmiştir. Bu haller şu şekildedir:

  • Güveni kötüye kullanma suçu, haklarında ayrılık kararı (boşanma değil) verilmemiş olan eşler arasında işlenmiş ise bu bir cezasızlık nedeni olup eşe ceza verilmemektedir. Ancak bu suç haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşler arasında işlenirse, güveni kötüye kullanma suçu sebebiyle verilecek olan ceza 1/2 oranında indirilecektir.
  • Güveni kötüye kullanma suçu, aynı konut içerisinde beraber yaşayan kardeşler arasında işlenmiş ise bu bir cezasızlık nedeni olup kardeşe ceza verilmemektedir. Ancak bu suç aynı konut içerisinde beraber yaşamayan kardeşler arasında işlenirse, güveni kötüye kullanma suçu sebebiyle verilecek olan ceza 1/2 oranında indirilecektir.
  • Güveni kötüye kullanma suçu, altsoy veya üstsoya karşı işlenmiş ise şahsi cezasızlık hükümleri uyarınca kişiye ceza verilmez. Aynı derecedeki kayın akraba için de bu durum geçerlidir. Yani kişinin kaynanası- kayınbabası vb. de bu kurala dahildir. Evlat edinen ve evlatlık arasında bu suçun işlenmesi durumunda da cezasızlık söz konusu olacaktır.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Bakımından Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Veya Hapis Cezasının Ertelenmesi Mümkün Müdür?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, fail hakkında verilen cezanın belli bir süre sonuç doğurmamasıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, iki yıl veya daha altında olan hapis cezası hakkında verilmektedir. Güveni kötüye kullanma suçu sebebiyle verilen cezanın 2 yıl ve altında olması ayrıca diğer şartların da sağlanması halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi mümkündür.

Hapis cezasının ertelenmesi kararı da iki yıl veya altında olan hapis cezalarında verilmektedir. Bu nedenle güveni kötüye kullanma suçu sebebiyle verilen cezanın 2 yıl veya altında bir sürede olması ve diğer şartların da sağlanması durumunda hapis cezasının ertelenmesi kararının verilmesi de mümkündür.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Bakımından Hangi Mahkeme Görevli ve Yetkilidir?

Güveni kötüye kullanma suçu bakımından görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer Asliye Ceza Mahkemesi olup ceza davasının bu mahkemede görülmesi gerekmektedir.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Şikayete Tabi Midir?

Güveni kötüye kullanma suçunun temel hali meydana geldiğinde yani fail m. 155/1’de yer alan suçu işlediğinde suçun soruşturulması şikayete tabidir. Mağdur kişi şikayet hakkını zamanaşımı süresi geçmeden yani fiilin veya failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde kullanmalıdır.

Meydana gelen suçun TCK m 155/2’de yer alan nitelikli hallerden olması durumunda ise suç şikayete tabi değildir. Bu durumda suçun soruşturma ve kovuşturması re’sen yürütülecektir.

Görevi Kötüye Kullanma Suçu Uzlaşmaya Tabi Midir?

Güveni kötüye kullanma suçunun temel hali, şikayete tabi olması nedeniyle uzlaşma kapsamındadır. TCK m. 155/2’de yer alan suçun nitelikli hali ise şikayete tabi olmayıp re’sen soruşturma ve kovuşturması yürütüldüğünden uzlaşma kapsamında değildir.

Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Mümkün Müdür?

TCK m. 168 uyarınca güveni kötüye kullanma suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkündür.

  • Suç işlendikten sonra ve kovuşturma aşamasına geçilmeden önce fail pişman olur ve mağdurun uğradığı zararı giderirse yahut alınan şeyi aynen verirse, güveni kötüye kullanma cezası temel şeklinin 2/3’üne kadar indirilir.
  • Kovuşturma aşaması başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce etkin pişmanlık gösterilir ise, güveni kötüye kullanma cezası 1/2 oranında indirilir.

Bu ceza indirimlerinin uygulanabilmesi için fail tarafından mağdurun uğradığı zarar giderilmiş olunmalıdır. Bu zararın giderilmesi; aynen geri verme, kısmen geri verme ve tazmin etme yolları ile mümkün olmaktadır. Aynen geri verme yolu kullanıldığı takdirde failin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına mağdur karşı çıkamaz. Ancak zararın giderilmesi kısmen geri verme yahut tazmin etme şeklinde yapılacaksa, failin etkin pişmanlıktan yararlanabilmesi mağdurun buna rıza göstermesine bağlıdır.

[widget-129]

Yorum Yap