İletişime Geç
İletişime Geç +90 (850) 241 95 08

Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi

Bir ülke mahkemesinde verilen kararın diğer ülkelerde hüküm ve sonuç doğurmasını sağlayan uluslararası anlamda herhangi bir yükümlülük yoktur. Ancak bir ülke mahkemelerinden verilen kararlar, olay ya da ilişkiyle bağlantılı olduğu diğer ülkelerde hüküm ve sonuç doğurmaz ise mahkeme kararlarından beklenen etkiyi doğurmaz.

Ülke içinde verilen kararlar, ülke içinde doğrudan hüküm ve sonuç doğurur. Yabancı ülkede etki doğurması için, o karara etki tanımak yönünde bir işleme ihtiyacı vardır. Günümüzde bir ülkede verilen kararlara diğer ülkelerde doğrudan etki tanınmamakta, tanınabilmesi için tanıma ve tenfize ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sebeple tanıma ve tenfiz, dolaylı milletlerarası yetki olarak nitelendirilmektedir.

Yabancı Mahkeme Kararının Tanınması Ve Tenfizi Ne Anlama Gelmektedir?

Tanıma, yabancı bir ülke mahkemesinden verilen kararların ülkede kesin hüküm yerine geçmesidir. Tenfiz ise başka ülkede de kesin hüküm yerine geçen bu kararlara kesin hüküm kuvvetine ilaven icra kabiliyetinin de tanınmasıdır.

Tanıma Veya Tenfiz Yapılacakken Dosyanın Esasına Yönelik İnceleme Yapılır Mı?

Tanıma veya tenfiz ister talep ister dava olarak nitelendirilsin; mahkeme, dosyanın esasına ilişkin herhangi bir inceleme yapamaz. Mahkeme, sadece mevzuatta tanıma veya tenfiz bağlamında aranan şartları nazara alarak inceleme yapabilir. Esasa ilişkin hiçbir inceleme yapılmaması karşılaştırmalı hukukta revizyon yasağı olarak adlandırılmıştır. Bu bakımdan uyuşmazlığın esasına uygulanacak hukukun yanlış uygulanmış olması dahi hakim tarafından incelenemeyecektir.

Bir Yabancı Mahkeme Kararının Ülkemizde Tanınabilmesi Veya Tenfiz Edilebilmesi İçin Ne Gerekmektedir?

Yabancı ülke mahkemelerinden verilen kararların Türkiye’de tanınması veya tenfizi için gerekli şartlar kendi içinde ön şartlar ve asli şartlar şeklinde ayrılmaktadır. Ön şartlar hem tanıma hem de tenfiz için ortak olup asli şartlara ilişkin az da olsa farklılıklar bulunmaktadır.

Tanıma Ve Tenfizin Ön Şartları Nelerdir?

Tanıma ve tenfizin ön şartları aynıdır. Ön şartların varlığı halinde asli şartların varlığına yönelik incelemeye geçilecektir. Ön şartlar yoksa kararın tanınması veya tenfizi mümkün değildir. Ön şartlar şu şekildedir:

  • Yabancı bir mahkemeden verilmiş bir karar olmalıdır:

Yabancı ülke dendiği zaman, bağımsızlığını ilan etmiş her devlet bu kapsama dahildir. İlgili diğer devletler tarafından tanınıp tanınmaması önemsizdir. Özel hukuk ilişkilerine yönelik tanıma veya tenfiz konusunda devletin birbirini tanıyıp tanımaması önem arz etmemektedir. Örneğin KKTC’de verilen bir kararın Almanya’da tanıması veya tenfizi mümkündür. Tanıma veya tenfizi istenen kararın yabancı bir devletin bağımsız yargı organları tarafından verilmiş olması şarttır. Bu nedenle uluslararası anlaşmalar bağlamında kurulan yargı mekanizmaları tarafından verilen kararlar, yabancı ülke mahkemesi olarak kabul edilemeyeceğinden, bu uluslararası yargı organları tarafından verilen kararların tanıma veya tenfizi mümkün değildir. Çünkü kastedilen şey, belirli bir devlet egemenliğinde olan bağımsız yargı organlarıdır.

  • Verilen karar hukuk davalarından verilmiş olmalıdır:

Hukuk davaları haricindeki diğer davaların tanınması veya tenfizi söz konusu değildir. Örneğin cezai veya idari bir konuda alınmış karar ülkede tanınamaz veya tenfiz olunamaz. Ceza davalarında kişisel hallere ilişkin bir kısım özel hukuka ilişkin kararlar verilebilmektedir. Bu halde ceza davalarında verilen kararın kişisel hale ilişkin kısmı tanınıp tenfiz edilebilmesi mümkündür. Tazyik edici tazminatlar ise cezai nitelik taşıdıklarından hukuk davaları içinde verilmiş olsa dahi ülkede tanınamaz ve tenfiz edilemez.

  • Karar kesinleşmiş olmalıdır:

Kararın kesinleşmesi, yabancı ülke mahkemesinde o karar bakımından müracaat edilebilecek olağan kanun yolunun kalmamasıdır. Kanun yolu kalmamasının yanında kesinleşme şerhi de aranmaktadır. Hükmün kesinleşmesi, kararın verildiği ülke hukukunun öngördüğü kesinleşmedir. Bizim hukukumuzun aradığı anlamda hükmün kesinleşmesi aranmamaktadır.

Tenfizin Asli Şartları Nelerdir?

1-        Karşılıklı işlem şartı(karşılıklılık) olmalıdır: Bir ülke mahkemesinden verilen kararın bizim ülkemizde hüküm ve sonuç doğurabilmesi için yabancı ülkede de bizim ülkemizde verilecek kararların hüküm ve sonuç doğurması gerekmektedir. Bu konuda ülkeler arasında ikili veya çoklu anlaşmalar olsa dahi, fiili uygulama bağlamında olumsuzluk olması durumunda, yani anlaşma olmasına rağmen yabancı ülkenin tenfiz talebini reddetmesi durumunda, karşılıklı işlem şartı yok kabul edilmektedir.

2-        Tanıma veya tenfize konu olan hukuki uyuşmazlıkla ilgili Türk mahkemelerinin yetkisi münhasır yetki olmamalıdır: Yabancı ülke mahkemesinin kararının tenfizinin talep edilmesi halinde, talep Türk mahkemesinin incelemesine girdiği zaman münhasır yetki konusunda itiraz edilmesine gerek olmaksızın bu durum hakim tarafından re’sen nazara alınmaktadır. Türk hukukunda münhasır yetki halleri, gayrimenkulün aynına ilişkin davalara yöneliktir. Yani gayrimenkulün aynına ilişkin davalarda münhasır yetki olması sebebiyle yabancı bir ülke mahkemesi kararının tanıma veya tenfizi mümkün değildir. İstisna olarak, birden fazla gayrimenkulü ilgilendiren bir dava var ise o gayrimenkullerden birinin bulunduğu yerde açılacak davalarda kesin yetki kuralı geçerli olmamaktadır. Bu istisna yabancı ülke mahkemeleri için geçerli olup iç hukukta geçerli değildir. Velayet, vesayet, kayyımlık konularında da Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki olduğuna dair Yargıtay kararları bulunmaktadır.

3-        Kararı veren yabancı ülke mahkemesinin yetkisi aşkın yetki olmamalıdır: Aşkın yetki yabancı ülke mahkemesinin, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendini yetkilendirmesi anlamına gelmektedir. Davalı bu konuda itiraz etmedikçe hakim bu durumu resen nazara alamayacaktır. Davalının itirazı üzerine inceleme durumunda kararı veren ülke mahkemesinin yetkisinin aşkın yetki esasına göre düzenlenmemiş olması gerekmektedir.

4-        Kararın hüküm fıkrası kamu düzenine aykırı olmamalıdır: Hakim tarafından re’sen nazara alınan şartlardan biridir. Hüküm fıkrasının kamu düzenine aykırı olup olmadığının tespiti için her somut olay ayrı ayrı incelenmekle birlikte kararın, Türk hukukunun temel değerleri, adalet anlayışı, ahlak anlayışı ile bağdaşmaması halinde kamu düzenine aykırılık bulunduğu kabul edilmelidir. Yargıtay içtihatlarına göre gerekçesiz kararlar kamu düzeni bakımından aykırılık teşkil etmektedir ve tenfizi mümkün değildir.

5-        Savunma hakkına riayet edilmiş olunmalıdır: Savunma hakkından anlaşılması gereken Türk hukukunda anladığı anlamda değil, kararı veren ülke bakımından öngörülen savunma hakkıdır. Savunma hakkına riayet edilip edilmediği hususunu hakim itiraz üzerine değerlendirecektir. Ancak istisna olarak, savunma hakkının ihlali bazen kamu düzenine aykırılık teşkil edebilecek boyutta olabilmektedir. Bu durumda savunma hakkının ihlal edilmesi değil, kamu düzenine aykırılık durumu bulunmakta ve hakim bunu resen gözetmektedir.

Tanımanın Asli Şartları Nelerdir?

Tenfiz için aranan şartlardan karşılıklı işlem şartı hariç diğer şartların tamamı, tanıma için de aranacaktır. Yani yukarıdaki açıklamalar geçerli olmakla birlikte tanıma için aranan asli şartlar şu şekildedir:

  • Tanıma veya tenfize konu olan hukuki uyuşmazlıkla ilgili Türk mahkemelerinin yetkisi münhasır yetki olmamalıdır.
  • Kararı veren yabancı ülke mahkemesinin yetkisi aşkın yetki olmamalıdır.
  • Kararın hüküm fıkrası kamu düzenine aykırı olmamalıdır.
  • Savunma hakkına riayet edilmiş olunmalıdır.

Tanıma Ve Tenfiz Bakımından Hangi Mahkemeler Görevlidir?

Tanıma ve tenfize yönelik davalarda Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğu görüşü bulunmakla birlikte Yargıtay bu davalar bakımından ihtisas mahkemelerinin görevli olduğu görüşündedir.          

Nüfus Hizmetlerince Tanıma Ve Tenfiz Yapılabilmesi Mümkün Müdür?

Nüfus Hizmetler Kanunu Madde 27/A, yabancı ülkenin yetkili makamları tarafından verilmiş olan boşanma kararlarının nüfusa tescil edilebilmesi için farklı bir usuldür. Bu usul çerçevesinde boşanma, butlan veya evliliğin mevcut olduğuna ilişkin durumlar nüfus hizmetlerince tanınacak ve tescil edilecektir. Bunun şartları ise şu şekildedir:

  • Kararı veren makam yetkili olmalıdır. Kararın mahkeme kararı olmasına gerek yoktur.
  • Kararın kesinleşmiş olması gerekmektedir.
  • Kararın kamu düzenine aykırı olmaması gerekmektedir.
  • Tarafların birlikte müracaat etmesi gerekmektedir. (Birlikte müracaatın anlamsız olduğu fark edilmiş ve “taraflardan diğeri 90 gün içinde müracaat ederse kabul edilecek” düzenlemesi getirilmiştir.)

Tanıma veya tenfizde yabancı ülke mahkemesinin yetkisi araştırılmazken; burada boşanma, evliliğin butlan ve iptali konusunda kararı veren makamın yetkili olup olmadığı araştırılır.

Nüfus Hizmetlerince Tanıma Ve Tenfiz Yapılabilmesi Usulü Nasıldır?

Bu sayılan şartlar gerçekleştiğinde, Türkiye’de Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nce bölgesel olarak tespit edilen bir kısım İl Nüfus Müdürlükleri’ne veya yurt dışında konsolosluklara müracaat edilir. İl Nüfus Müdürlüğü yahut valilik 5 kişilik komisyon oluşturmaktadır. Komisyonda bulunacak idari birimler kanunda sayılmıştır. Komisyonda mümkünse idari birimlerin bulunması, değilse hukukçu bir üyenin bulunması gerekmektedir. Kararlar bu oluşturulan komisyon tarafından oy çokluğu ile alınmaktadır. Yabancı ülkede verilmiş olan kararın yetkili makam tarafından verilip verilmediğinin tespitini idari makamlar yapmaktadır.

 

[widget-129]

 

Yazar Hakkında

Aydın & Yıldırır Hukuk Bürosu
Aydın & Yıldırır Hukuk Bürosu

Yorum Yap